Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
%35
Topkapı Sarayı Haremi %35 indirimli

IV. Mehmed SaltanatındaTopkapı Sarayı Haremiİktidar, Sınırlar ve Mimari

Liste Fiyatı : 34,00TL
İndirimli Fiyat : 22,10TL
Kazancınız : 11,90TL
Taksitli fiyat : 6 x 3,98TL
Topkapı Sarayı Haremi
Topkapı Sarayı Haremi IV. Mehmed Saltanatında İktidar, Sınırlar ve Mimari
Kitap Yayınevi
22.10
Murat Kocaarslan
303 sayfa, 37.-TL 
Şubat 2014
Tarih ve Coğrafya Dizisi 
ISBN : 978-605-105-123-9
 
17. yüzyılda Fransız seyyah J. B. Tavernier, Topkapı Sarayını tasvir ederken, hareme ilişkin bilgi vermesinin mümkün olmadığını, zira hareme girmenin neredeyse imkânsız olduğunu söyler. Tavernier’in, fazla görünmediklerini söylediği hareme mensup kadınların etkinlikleri, perde arkasından da olsa hiç küçümsenemeyecek ölçüdeydi ve her biri birer başrol oyuncusuydu. 17. yüzyılda gelişen olayların ve şartların tanıdığı olanaklar ölçüsünde konumları yükselen valide sultanlar her alanda etkinliklerini artırdı. Artık “saray” ve özellikle “harem” siyaset oyununun sahnelendiği yerdi. Bu oyunda sultan başrolden düşmüş, yerini başkaları almıştı. 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Topkapı Sarayı Haremi ön plana çıkmaya başladı. Özellikle valide sultanların artan siyasi gücünün yanında darüssaade ağalarının siyasi güce kavuşmaları da bunda önemli bir rol oynadı. Ancak Harem’in asıl etkin bir rol oynamaya başlaması, 17. yüzyılın başında şehzadelerin sancaklara gönderilmeyip yerine haremde yaşamaya başlamasıyla oldu. Bu yeni durumla birlikte Osmanlı hanedanı içinde süregelen iktidar oyununun sahnelendiği yer harem oldu. Yazar Murat Kocaaslan, Topkapı Sarayı haremini ele aldığı bu çalışmasında, Osmanlı hanedanı üyelerinin yaşadığı haremin mimari örgütlenmesini ve kadınların mimariye olası etkilerini, özellikle IV. Mehmed’in saltanat dönemi çerçevesinde tartışıyor. Bununla birlikte haremdeki mimari örgütlenmenin beraberinde getirdiği “bilinçli” veya “bilinçsiz” olarak oluşturulan sınırlara dikkat çekiyor. Osmanlı hanedan üyelerinin yaşadığı haremde mimari şekillenmenin doğrudan statüyle ilgili olduğunu, bu örgütlenme içinde haremde yaşayan her bir bireyin sınırlarının kesin olarak çizildiğini ve bu sınırların aşılmasına izin verilmediğini ileri sürüyor. Haremdeki bu sınırların mimariye bire bir uygulandığını ortaya koyuyor. Bu anlamda haremdeki mimari örgütlenmenin sarayın genel mimari örgütlenmesiyle de örtüştüğünü belirtiyor. Dr. Murat Kocaaslan, halen Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünde çalışıyor.
  • Açıklama
    • Murat Kocaarslan
      303 sayfa, 37.-TL 
      Şubat 2014
      Tarih ve Coğrafya Dizisi 
      ISBN : 978-605-105-123-9
       
      17. yüzyılda Fransız seyyah J. B. Tavernier, Topkapı Sarayını tasvir ederken, hareme ilişkin bilgi vermesinin mümkün olmadığını, zira hareme girmenin neredeyse imkânsız olduğunu söyler. Tavernier’in, fazla görünmediklerini söylediği hareme mensup kadınların etkinlikleri, perde arkasından da olsa hiç küçümsenemeyecek ölçüdeydi ve her biri birer başrol oyuncusuydu. 17. yüzyılda gelişen olayların ve şartların tanıdığı olanaklar ölçüsünde konumları yükselen valide sultanlar her alanda etkinliklerini artırdı. Artık “saray” ve özellikle “harem” siyaset oyununun sahnelendiği yerdi. Bu oyunda sultan başrolden düşmüş, yerini başkaları almıştı. 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Topkapı Sarayı Haremi ön plana çıkmaya başladı. Özellikle valide sultanların artan siyasi gücünün yanında darüssaade ağalarının siyasi güce kavuşmaları da bunda önemli bir rol oynadı. Ancak Harem’in asıl etkin bir rol oynamaya başlaması, 17. yüzyılın başında şehzadelerin sancaklara gönderilmeyip yerine haremde yaşamaya başlamasıyla oldu. Bu yeni durumla birlikte Osmanlı hanedanı içinde süregelen iktidar oyununun sahnelendiği yer harem oldu. Yazar Murat Kocaaslan, Topkapı Sarayı haremini ele aldığı bu çalışmasında, Osmanlı hanedanı üyelerinin yaşadığı haremin mimari örgütlenmesini ve kadınların mimariye olası etkilerini, özellikle IV. Mehmed’in saltanat dönemi çerçevesinde tartışıyor. Bununla birlikte haremdeki mimari örgütlenmenin beraberinde getirdiği “bilinçli” veya “bilinçsiz” olarak oluşturulan sınırlara dikkat çekiyor. Osmanlı hanedan üyelerinin yaşadığı haremde mimari şekillenmenin doğrudan statüyle ilgili olduğunu, bu örgütlenme içinde haremde yaşayan her bir bireyin sınırlarının kesin olarak çizildiğini ve bu sınırların aşılmasına izin verilmediğini ileri sürüyor. Haremdeki bu sınırların mimariye bire bir uygulandığını ortaya koyuyor. Bu anlamda haremdeki mimari örgütlenmenin sarayın genel mimari örgütlenmesiyle de örtüştüğünü belirtiyor. Dr. Murat Kocaaslan, halen Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünde çalışıyor.
      Stok Kodu
      :
      k-124
  • Taksit Seçenekleri
    • İş Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      22,10   
      22,10   
      2
      11,49   
      22,98   
      3
      7,81   
      23,43   
      6
      3,98   
      23,87   
Kapat